FRANSA

Fransa Çay Kültürü, Fransa (Fransızca: France ) ya da resmî olarak Fransa Cumhuriyeti (République Française, okunuşu: ), anakara toprakları Batı Avrupa’da bulunan ve dünyanın pek çok bölgesinde denizaşırı toprakları olan bir ülkedir. Kıta Fransası, güneyde Akdeniz’den kuzeyde Manş Denizi ve Kuzey Denizi’ne, doğuda Ren Nehri’nden batıda Atlas Okyanusu’na kadar yayılan topraklarda yer alır. Fransızlar, ülkelerini topraklarının biçiminden ötürü Altıgen (Fransızca: L’Hexagone, okunuşu: “l’é-gza-gon”) olarak adlandırırlar.Fransa, yönetimde yarı-başkanlık sisteminin uygulandığı üniter bir devlettir. Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde açıklanmıştır.Fransa’nın Avrupa kıtasındaki komşuları Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, İspanya, Monako ve Andora’dır.

Akdeniz’de İtalya’ya ait Sardinya Adası’ndan sadece 12 km uzaktaki Korsika adası da Fransa’ya aittir. Sahip olduğu denizaşırı illerde de, Fransız Guyanası aracılığıyla Brezilya ve Surinam’a, Saint Martin Adası aracılığıyla da Hollanda Antilleri’ne sınırı vardır. Fransa, Manş Denizi’nde deniz yüzeyinin altından geçen Manş Tüneli’yle Birleşik Krallık’a bağlanmaktadır. Fransa, 17. yüzyılın ikinci yarısından bu yana dünya genelinde uluslararası ilişkiler alanında önde gelen ülkelerden olmuştur. 18. ve 19. yüzyıllar arasında, Fransa dönemin en büyük sömürge imparatorluklarından birini kurmuştur. Bu dönemlerde Fransa’nın sınırları batı Afrika’dan, güneydoğu Asya’ya kadar uzanmış, etki ettiği bölgelerdeki toplumların kültür ve siyasetlerinde belirgin izler bırakmıştır.

Dünya sıralamasında 5. sırada bulunan nominal gayrisafi yurtiçi hasılası ve 9. sırada yer alan satın alma gücü paritesi ile ileri bir ekonomiye sahiptir ve gelişmiş ülkeler sınıfında yer almaktadır. İş gezileri için gelenler dâhil, ülkede yirmi dört saatten az kalanlar hariç tutulmak üzere, yıllık olarak ağırladığı yaklaşık 82 milyon turistle Fransa, dünyada en çok ziyaret edilen ülkedir.Fransa, Avrupa Birliği adlı siyasi ve ekonomik örgütlenmenin kurucu üyelerinden biridir ve birlik üyesi ülkeler içinde yüzölçümü en büyük olanıdır. Ülke, bunun yanında Birleşmiş Milletlerin de kurucu üyelerinden, Frankofon’un, G8 Zirveleri’nin, Latin Birliği’nin ve NATO’nun da katılımcılarındandır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biridir. 360 etkin savaş başlığı ve 59 nükleer santraliyle önemli bir nükleer güçtür.

Kitabımız İçin Tıklayınız!

FRANSIZ ÇAY KÜLTÜRÜ

Tarihçe, Çay Fransa’ya 1636’da Hollanda’dan gelmiştir. Fransız kraliyet ailesi bu büyüleyici deme aşık olmuştur denilebilir. Devamında çay servisi sosyal bir gelenek haline geldi. Aile mensupları bu bitkinin iyileştirdiğine ve gençleştirici etkisi olduğuna inanıyorlardı. Fransız çay uzmanlarının ilklerinden biri XIV. Kral Louis’dir. Çay sindirimini kolaylaştırmak ve gut hastalığına ve kardiyak bozukluklarına karşı bir önleyici olması için reçete edilmiş ve kral bu nedenle çayı kullanmıştır. Aristokratik yaşamın bir parçası kabul edilen çayın o zamanki fiyatı gümüşten yüksekti.

Ülkeye gelişleri kahveyle aşağı yukarı aynı zamana rastlamasına rağmen yerleşmiş bir şarap kültürü olan Fransız halkında kahve çaydan daha fazla rağbet görmüştür. Türk büyükelçisinden etkilenerek Kral XIV. Louis kahve içme alışkanlığı da edinmiştir. Bu arada o dönemde bir öncü olan Magellan da sağlık için çay içmiştir. 18. yüzyılda Fransız tüccarlar çay ithal etmek için doğuya yöneldiler. İlk etapta sağlık amaçlı kullanım için yeşil çay ithal edildi. Ancak 19. yüzyılda eğilim değişti, insanlar zengin kokusu ve şımartıcı buldukları tadı dolayısıyla siyah çaya yöneldiler. Fransız çay tarihinden küçük bir bölüm olarak şunu da anlatalım; 1660’da Louis Nicholas Mariage Doğu’ya çay ithal etmeye gidenlerdendi ve daha sonra onun torunları dünyaca tanınan Mariage salon de thé leri/çay salonlarını kurmuştur.

Cafe kültürünün gelişmesi Fransızların kahveye daha fazla yakınlaşmasına neden oldu. Cafe, salon gibi yerlerde şarap ve likör gibi içkileri çokça içen bu halk kahveyle de sıkı bir bağ kurdu. Çayın ise sadece soylu kesimden sadık bir kitlesi vardı. Yavaş yavaş Fransız yüksek sosyetesinden insanlar çayla karakterize hale geldiler. 1793’te Fransız halkının isyanı sırasında çay kraliyet ailesiyle birlikte sürgün edildi. Ancak 1830larda İngiliz işi her şeyin öfke doğurduğu dönemde çay Fransa’ya geri döndü. Çayın Fransız insanının hayatına girmesi ise geçen yüzyılın başlarından sonra olmuştur. İlk “Salon de Thé (çayevi)” nin kuruluşu 20. yüzyılın başlarındadır.

Sadece son yıllarda çay Fransız insanı için öğleden sonra çay içimi her kesimden insan için yükselen bir alışkanlık olmuştur. Fransa’da günümüzde çayevleri sayısı restoran sayısından fazladır. Kentsel alanlarda binlerce hoş, yaratıcı, kültürel ve çay salonları/evleri mevcuttur.Fransa tarihin hiçbir sürecinde büyük bir çay tüketicisi ülke olmamıştır. Bunun bir nedeni de Fransız sömürgesi ülkelerin çoğunlukla kahve yetiştiren yerler olması sebebiyledir. Çay fiyatları kahve fiyatlarından daha yüksek olduğundan da insanlar kahveyi tercih etmişlerdir. 1990larda aromalı çay içme modası Fransızlar arasında yaygınlaşmaya başlamış ve artık daha çok insan çay içer hale gelmiştir. Bugün çeşitli çay türleri Fransa’da satılmakta ve Fransızlar çayı “Fransız tarzı çay“ diyebileceğimiz kendi tarzlarını oluşturarak içmekteler.

Fransızların çay kültürü İngiliz öğleden sonra çayı kültürüyle benzerlik gösterir. Öğleden sonra 4’te servis edilir ve çayın yanında kahve, meyve suyu çeşitli kek ve kurabiyeler de olur. Madelaine ve financier bunlardan ikisidir.Fransız çay sanatını farklı yapan da çayla birlikte servis edilen pastalardır. Fransızlarda kökleri çay içme kültüründen çok daha öncelere dayanan pastacılık bir sanat formunda icra edilir ve çay da bu kültürün mükemmel bir tamamlayıcısıdır.

Kitabımız İçin Tıklayınız!

Okunma 3825 defa

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Tweet DünyaÇayEvi

Parse Error: Specification mandate value for attribute data-aria-label-part
04:35PM May 28