BİRLEŞİK KRALLIK

İngiltere Çay Kültürü, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, (İngilizce: United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland), Avrupa’nın batısında, coğrafi olarak Büyük Britanya Adasının tamamını, İrlanda Adası’nın kuzey kısmını ve bazı diğer Britanya Adalarını kapsayan ülke. Ülkenin ismi, gerek ülke içinde, gerekse uluslararası camiada genellikle Birleşik Krallık (İngilizce: United Kingdom) olarak kullanılır. Büyük Britanya (İngilizce: Great Britain) sözcüğü de zaman zaman Birleşik Krallık anlamında kullanılır. Birleşik Krallığın kurucu unsurlarından oluşmuş, en gelişmiş ve kalabalık ülkesi olan İngiltere’nin ismi ise birçok yabancı medya kuruluşunda ve zaman zaman da resmi kanallarda Birleşik Krallık yerine kullanılır. Ülkenin vatandaşları için kullanılan resmi tanımlama Britanyalıdır (İngilizce: British). Bununla birlikte İngiliz sözcüğü de uluslararası camiada yaygın olarak kullanılır.

Birleşik Krallık dört devletten meydana gelir: Galler, İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda. Bu devletlerin, İrlanda Adası’ndaki Kuzey İrlanda hariç, hepsi Büyük Britanya adasındadır. Bunların haricinde krallığa ait irili ufaklı bir çok ada vardır. Wight Adası, Lundy, Scilly Adaları, Anglesey ve Hebrid Adaları, Orkney Adaları ve Shetland Adaları bunlardan bazılarıdır.Man Adası ve Manş Adaları (Jersey, Guernsey, Alderney ve Sark) coğrafi olarak krallığa bağlı olsa da, resmi açıdan özel statüleri vardır. Resmi olarak krallığın parçası sayılmazlar, ancak monarka bağımlıdırlar (İngilizce: Dependencies of the Crown). Bu adalar Avrupa Birliği’ne dahil değildirler.Birleşik Krallık, Britanya İmparatorluğu döneminde kapsadığı çok geniş coğrafya nedeniyle “güneş batmayan imparatorluk” olarak anılmıştır.

İNGİLİZ ÇAY KÜLTÜRÜ

18. yüzyıldan bu yana kişi başına en çok çayın tüketildiği ülke olmasına rağmen, çay İngiltere kıyılarına nispeten biraz gecikmeli gelmiştir. Çay tüketiminin tarihi Çin’de MÖ 3.yy’a kadar gider, İngiltere’ye gelmesi ise 17. yüzyılı bulur. Portekizli tüccarların Çinlilerle ilk temaslarının 1515’te olmasına rağmen, çayın tüketimi 1560 yılı civarında Venedik yoluyla yavaş yavaş Avrupa’ya yayıldı. 1610’da Çayı düzenli sevkiyatlar halinde Avrupa’ya ilk getirenler Portekizli ve Hollandalı tüccarlardır. Doğu Hindistan Şirketi çayın popülerliğinden yararlanmadığı için İngiltere çay ticaretine biraz daha geç girmiştir. Çayın popülerliğinin artmasıyla birlikte, ekim için küçük sürgünler, aşılama yapmak için çay bitkisinin dalları kaçak yollardan Çin’den İngiltere idaresindeki Hindistan’a girmeye başladı, İngiltere ise 1840 yılından itibaren yarımadadaki bu üretimleri çıkarları doğrultusunda kontrolü altına aldı.

19. yüzyılda çayın Birleşik Krallık’ta yayılmasıyla birlikte, İngilizler çay bahçeleri kurmaya, çay dansları organize etmeye başladılar. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çay bahçeleri eski önemini yitirse de çay dansları İngiltere’de bugün hala yaygındır. İngiltere’de çay genellikle sütle servis edilir. Tadı kuvvetli olan çaya bol miktarda süt, bir kaşık da şeker atılarak genel de bir kupada içilir. Dünyada sanılanın aksine İngiltere’de çay içmek öyle zarafet içinde sürdürülen kültürel bir aktivite değildir. İngiltere’de çay gün içinde sürekli, çoğunlukla kupalarda ve günde altı veya daha fazla sayıda içilir. İşverenler de çalışanlara çay molaları verir.

ÇAYIN TARİHÇESİ

İlginçtir ki çayın İngiltere ‘ye tanıtılmasını sağlayan kahvehanelerdir. Thomas Garway bu işi ilk yapan kahvehane tüccarlarından biridir. Garway 1657 yılında kahvehanesinde kuru çay ve demlenmiş çayı satmaktaydı. Üç yıl sonra çayı “vücudu aktif ve dinç hale getirir, çok iler yaşlara kadar sağlığı korur” şeklinde tanıtan bir broşür hazırlattı.Kahvehaneler: Kahvehanelerde çay çabucak popülerlik kazandı ve 1700 yılında 500 kahvehane çay satışı yapıyordu. Bu durum lokal sahipleri için sıkıntı yarattı çünkü artan çay satışları bira ve cin gibi içeceklerin satışını da etkilemişti. Aynı zamanda hükümetin de azalan satışlar dolayısıyla içki vergilerinden gelen kazancı da olumsuz etkilendi. 1750 yılında çay alt sınıfın sevilen içeceği haline gelmişti.

Çaydaki Vergilendirme: 2. Charles çayın evlerde satışını yasaklayarak çayın ilerleyişini kontrol altına almaya çalıştı. Bu önlem zarar gören diğer içki sektörünün isyanını önlemeye yönelik alındı ancak rağbet görmedi ve uygulanabilir bir yöntem olmadı. 1676 yılındaki bir yasayla çay vergilendirildi ve kahvehane işletenlerden satış için lisans başvurusu yapması gereği getirildi. Bu çayın büyümesini kontrol ya da en azından çayın popülerliğinden faydalanmak için hükümetin girişimlerinin başlangıcıydı. Çay Kaçakçılığı: Hollanda ve İskandinav ülkelerinin gemileri çayı İngiliz limanlarına getirdiler ve bu limanlarda kaçakçılar bu değerli yükleri küçük kanallar aracılığıyla boşalttılar. Kaçakçılar, bunlar daha çok yerli balıkçılardı, çayları yer altı geçitlerinden, gizli yollardan geçerek gizli yerlere sakladılar, en iyi gizleme yerlerinden biri de yerel kiliselerdi.

Kaçak çayın fiyatı yüksekti ve bu nedenle çay kaçakçılığı işi karlı bi iş haline geldi. Hatta kaçakçılar çayda söğüt, meyan kökü, yaban eriği yaprakları gibi otlarla tağşiş yaparak karlarını artırıyorlardı. Bunun yanında kullanılmış çay yaprakları da tekrar kurutularak bu çaylara karıştırılıyordu. Sonunda 1784’te Genç William Pitt Komütasyon Kanunu’nu çıkararak çaydaki vergiyi %119’dan %12,5’e düşürdü ve bu da çay kaçakçılığını etkin bir şekilde sona erdirdi. Tağşiş problem olmaya devam etti, ta ki 1875’te Gıda ve İlaç Yasasıyla tağşiş yapanlara sert cezalar getirilene kadar. Çay Clippers’ı: 1800’lerin başında çayı Uzak Doğu’dan İngiltere’ye getirmek neredeyse bir yıl sürüyordu. 1832’de Doğu Hindistan Şirketi çay ticareti üzerinde bir tekel özelliği kazandığında, bu yolcuğulu kısaltmak gerektiğine karar verdiler. “clippers” ları başka bir deyişle aerodinamik, uzun direkli gemiler modern hesaplara göre 18 deniz mili hızlandırabilir, bu da bir transatlantiğin hızına yakındır.

İngilizlere özgü “öğleden sonra çayını (afternoon tea)” Bedford Düşesi Anna’nın meşhur ettiği söylenir. Adet olduğu üzere akşam sekizden önce akşam yemeği servisi yapılmıyordu ve Anna da öğle ve akşam arasındaki boşluğu doldurmak için çay içme fikrini ortaya attı. Daha sonra bu çay işçi sınıfının arasında “high tea” adını aldı ve bu öğün de günün en önemli öğünü haline geldi.

Çay Bahçeleri: 1730’larda Ranelagh ve Vauxhall çay bahçeleri çay servisi yapmaya başladı. Havai fişekler, dans edenler ve çay da bu eğlencelere katıldı. Konsept tuttu ve bütün İngiltere’de “çay bahçeleri” açılmaya başladı. Çay Mağazaları: Bu mağazalar çay kültürüyle beraber İngiltere’de hızla yayılmaya başladı ve yalnız kadınların, arkadaşlarıyla buluşabileceği ve itibarlarını zedelemeyecek sohbetler yapabilecekleri adres haline geldi.

Çay ve Seramik:

Çin kültüründe çaylar sapsız kaplarda içiliyor. İngilizler ise buna sap ekleyip içtiler ve bu durum da seramik ve porselen sanayinde muazzam bir gelişme sağladı.

İngiliz Stili

Biraz resmi ortamlarda kupalar yerine fincan ve tabaklar kullanılıyor. Bu tür bir ritüelde yapılanlar şöyle;

Demliği ısıtmak için sıcak suyla çalkalanır ve o su dökülür.

Su kaynatılır ve kaynayan su bir seramik veya porselen bir demliğe dökülür.

Geniş yapraklı çay, genellikle siyah çay, sudan önce demliğe koyulur.

Taze kaynar su çayın üzerine dökülür ve 2-5 dakika demlenmeye bırakılır. Demliği sıcak tutmak için de bir kılıf giydirilir. Eğer çay uzun süre demlenmeye bırakılırsa “aşırı demlenmiş” olur ve tadı çok acı ve buruk hale gelir.

Çay fincanlara döküldükten sonra veya once isteğe bağlı olarak süt de eklenir.

Minyatür bir eleğe benzeyen çay süzgeci çay dökülmeden önce fincanlara yerleştirilir (eğer poşet çay kullanılmamışsa).

Daha sonra sade çay konuklara ikram edilir ve süt ya da şeker ekleme işlevi kendi tercihlerine bırakılır.Demlikte tüm konuklara çay servis edildiğinden sonra da kalacak miktarda çay bulunur. Limon sıkılmış olarak değil dilimlenmiş olarak servis edilir ve limon kullanılmışsa süt eklenmez. Limon genellikle, sadece Earl Grey çayında kullanılır.Sütün ne zaman eklendiğine bağlı olarak tadın değişmesi iddiası hep tartışma konusu olmuştur.

Çay içerken de usulüne uygun şekilde fincan ve fincan tabağı kullanılır. Çayı içen kişi masada oturuyorsa sadece fincanı uzatır ve sonra fincan tabağına yerleştirir, usül böyledir. Eğer ayaktaysa veya masa olmadan sandalyede oturuyorsa kullandığı eliyle fincanı tutar, diğer eliyle de fincan tabağını. Eğer kullanılmıyorsa fincan tabağına yerleştirilir, diz üstünde veya bel yüksekliğinde tutulur. Çayı soğutmak için fincan tabağına döküp içmek yaygın sayılabilecek bir düzeyde yapılıyor olsa da bu davranış bir görgü kuralları ihlali sayılmaktadır.

Yemek Olarak Çay

Çay sadece bir içecek değildir aynı zamanda saat 16 civarında tüketilen bir ara öğün de sayılır. Anna Russell adlı düşesin başlattığı bu öğün bugün bir gelenek halinde sürdürülüyor. Çay salonlarında da sürdürülen bir gelenek vardır. Çayın yanında üzerinde krema veya reçel olan çörekler servis edilir bu şekilde servis edilen çaya da “krema çay” adı veriliyor. Ancak bu tür işletmelerin İkinci Dünya Savaşı sırasında bir dönemlik etkinliğini azalmıştır. Bazı bilim çevreleri çayın İngiliz Sanayi Devriminde büyük rol oynadığını iddia etmektedir. Öğleden sonra çayının fabrikalardaki işçilerin veriminin artmasını, çalışabilecekleri süreyi artırdığı söylenebilir. Çayın içindeki uyarıcılar ve buna eşlik eden şekerli atıştırmalıklar işçilere günlük işlerini bitirmeleri için enerji sağlıyordu. Ayrıca çay sanayi devriminin beraberinde gelişen kentleşmenin sonuçlarını da hafifletici etki yaptı; çay içmek için kaynar su gerekiyor ve kaynar su da dizanteri, tifo, kolera gibi su kaynaklı hastalıkları yok ediyor.

Popüler Kültürde Çay: Çayın İngilizlerin günlük hayatına yayılmış olması kültür zenginliği de sağlamış durumda. Şiirler, romanlar ve başka eserlerde çay konusu ciddi manada işleniyor.

Çay Kartları:

İngiltere’de ve Kanada’da 1940lardan 1980lere kadar bir dönem çay paketlerinin içinde kart konuluyordu. Her birinin üzerinde farklı şekiller bulunuyordu ve çocuklar da bu kartlardan koleksiyon yapıyorlardı. Bugün bu kartlar koleksiyoncular arasında oldukça kıymetlidir.

Günümüzde Çay

Datamonitor’ün 2003 raporuna göre İngiltere’deki çay tüketimi azalmış durumda. Çay tüketiminin azalmasının nedeni insanların bitki çayları, meyve içecekleri gibi sağlık odaklı içeceklere yönelmesidir.

Öğleden Sonra / İkindi / Beş Çayı (Afternoon Tea)

Bu deyim İngilizlerin genelde 15 ve 17 saatleri arasındaki hafif öğünlerine verilen isimdir. Bu İngilizlere özgü bir kültürdür. Tamamen görgü kuralları içerisinde işler. Genellikle davetlerde, toplantılarda uygulanır. Ev sahibesi konuklarına sorar “şekeri kaç tane alırsınız?”sonra şekeri özel olarak tasarlanmış şeker maşasıyla fincana koyar. “ Süt mü istersiniz limon mu?” sorusunun cevabına göre de limonu veya sütü ekler. Bunlar fincana çaydan önce eklenir. Limon ince ince dilimlenmiş ve küçük bir tabak içinde çatalla servis edilir.

Ancak Viktorya Döneminde tüm dünyaya yayılmıştır. Günümüz koşullarında sosyal yapı ve çalışma koşullarının değişmesiyle beraber öğleden sonra çayı sadece hafta sonlarında, özel günlerde veya otel veya çay mağazalarında bir ikram olarak sürüyor. Fincan konuğa uzatılır ve daha az dem isteyenler için bir de sıcak su eklenir. Çaylar da döküldükten sonra konuk masadaki katlı stanttan istediği ikramı alır. İkram edilenler arasında tereyağlı ekmek kadayıfı, kurabiyeler, tartlar, reçelli çörekler vb vardır. Her bir konuk tabağın üzerinde katlanmış bir peçete, tabak, reçel veya yağ sürmek için tereyağı bıçağı alır. Daha büyük toplantılarda konuklar da ev sahibine yardımcı olur ve katlı ikram tabakları da artırılır.

İngiliz İkindi Kahvaltısı (High Tea)

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında işçi sınıfı arasında yayılan bir gelenektir. Aslında buna öğleden sonra çayının gayri resmi şekli de denebilir. İşçiler için günün en değerli öğünü niteliğindedir. Fabrikalarda, madenlerde vb yerlerde yorucu şartlarda çalışan işçiler paydostan sonra kaybettikleri enerjiyi bu öğünde geri kazanırlar. Sunulacak yiyeceklerin hepsi masaya sıralanır. Fırından yeni çıkmış, sıcak ekmek, rarebit( üzerine peynir koyulup kızartılmış ekmek dilimi), gibi birçok hamur işi vardır.

Lütfen Kitabımız İçin Tıklayınız!




 

Okunma 5118 defa

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Tweet DünyaÇayEvi

Parse Error: Specification mandate value for attribute data-aria-label-part
04:34PM May 28